<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kadın &#187; Evlilik</title>
	<atom:link href="http://www.kadinsaglik.net/kategori/evlilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinsaglik.net</link>
	<description>kadın sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Jun 2010 12:29:19 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Evliliği bitiren nedenler</title>
		<link>http://www.kadinsaglik.net/evliligi-bitiren-nedenler.html</link>
		<comments>http://www.kadinsaglik.net/evliligi-bitiren-nedenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2010 14:06:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yns</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[idare evliliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsaglik.net/?p=3259</guid>
		<description><![CDATA[Bir yastıkta kocamak için atılır imzalar. Ancak elimizde tek yastık modeli olmadığından, iki yastığa tek muamelesi yapmak zorunluluğudur evlilik!
Evlilik, heyecanlı bir başlangıçtır. Zaman geçtikçe sorumluluklar artar. Sadece kendilerinin evlendiğini düşünen çift anlar ki, işin içinde aileler, akrabalar, komşulara kadar uzanan bir sosyal çevre vardır. Bu durumda idare evliliği başlar. Senin ailen, benim ailem, seviyorlar, sevmiyorlar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir yastıkta kocamak için atılır imzalar. Ancak elimizde tek yastık modeli olmadığından, iki yastığa tek muamelesi yapmak zorunluluğudur evlilik!</p>
<p>Evlilik, heyecanlı bir başlangıçtır. Zaman geçtikçe sorumluluklar artar. Sadece kendilerinin evlendiğini düşünen çift anlar ki, işin içinde aileler, akrabalar, komşulara kadar uzanan bir sosyal çevre vardır. Bu durumda <a href="http://www.kadinsaglik.net/e/idare-evliligi">idare evliliği</a> başlar. Senin ailen, benim ailem, seviyorlar, sevmiyorlar, şöyle dediler, böyle dediler… Çevrelerinden gelen etkiyi içlerinde yaşamaya başladıklarında, aşklarının ortasına dikenli bir tel geçirmişler demektir.</p>
<p>Evliliğe karar verildiğinde bilinmesi gereken, bu kurumun tek boyutlu olmadığıdır. Her yönden girdisi olan, her olaydan etkilenen bir kurumdur evlilik. İşin çevre faktörü, olmazsa olmazları, rolleri ve duygusal boyutu vardır.</p>
<p>Evliliğin ciddi sorunları arasında iletişim yer alır. Nikaha kadar muhabbet kuşu gibi hiç susmadan şakıyan çiftler, aynı evin içine girdikten kısa bir süre sonra dut yemiş bülbüle dönerler. İletişimsizlik, evliliği ve tüm ilişkileri parçalayabilecek güce sahiptir.</p>
<p>Evliliğin bir yerinde iletişim sorunu yaşayan çiftlerin, bu kaostan çıkmalarının bir yolu da, duygusal zekalarını kullanmalarıdır. Peki, duygusal zeka nedir? Karşındakini anlama, algılama ve kendini ifade edebilme becerisidir.</p>
<p>İnsanlar genellikle olaylara iki şekilde tepki verirler: Mantıkla ve duyguyla! Genellikle, mantıkla hareket eden kişileri alkışlarız. Duygusal tepkilerinden yola çıkarak davranış geliştirenleri ise, çaktırmadan küçümseriz. Oysa ne kadar önemli bir noktayı atlarız! Aldığımız kararların ve davranışların altında, mantık çerçevesine oturtulmuş duyguların imzası vardır. İnsan, kendine yapılan bir harekete karşılık vermeden önce duygularını irdeler. Hislerinden aldığı mesaj, düşüncesini geliştirir ve sonuçta düşüncesini eyleme döker.</p>
<p>Evlilikte, duygusal zekayı geliştirmek ve ilişkinin içine yerleştirmek çok önemlidir. Karşımızdaki insanın gözlerinden dünyaya bakmak, onun algıladığı şekilde olayları anlamaya çalışmak, aslında ne kadar çok sorunu çözer, iletişime yeni bir boyut getirir, değil mi?</p>
<p>Bugün konumuz evlilik olduğu için onun üstünden yola çıkmış olsam da, işin aslı, empati tüm ilişkiler için olmazsa olmaz bir kuraldır. Hayat ne kadar bizi yorsa da, sevdiklerimizi anlayabilecek zamanı ayırmak görevimizdir.</p>
<p>Hayat sizi ne kadar zorlarsa zorlasın, onu atlatacak gücü bulmak için koşacağınız kişi, yine eşinizdir. Duygusal zekanızı kullanmayı öğrenin ve eşinizin de bu yeteneği geliştirmesine yardım edin. Unutmayın ki, evlilikleri sorunlar değil, sorunlara karşı gösterilen tavırlar bitirir!</p>
<p>Candan Ünal</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinsaglik.net/evliligi-bitiren-nedenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>erkekler neden evlenmek istemez</title>
		<link>http://www.kadinsaglik.net/erkekler_neden_evlenmek_istemez.html</link>
		<comments>http://www.kadinsaglik.net/erkekler_neden_evlenmek_istemez.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 12:16:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://10.0.0.13/blog/erkekler_neden_evlenmek_istemez.html</guid>
		<description><![CDATA[Erkekler, bağlanmaktan neden bu kadar korktuklarının nedenini anlattılar. İste erkeklerin evlilik öncesi korkulu itirafları&#8230; Erkekler sorumlulukların ilişkiyi bozacağını düşünüyor! Erkek için evlilik bilgiye dayalı bir tahminler dizisidir. Öte yandan, hepsi olmasa da bazı kadınlar için ise hayat sezgiden ibarettir.
Durumun erkekler için böylesine korkutucu olmasının nedeni de budur. Kadınlar durgun akan nehirde aheste kürek çekerken, erkekler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkekler, bağlanmaktan neden bu kadar korktuklarının nedenini anlattılar. İste erkeklerin evlilik öncesi korkulu itirafları&#8230; Erkekler sorumlulukların ilişkiyi bozacağını düşünüyor! Erkek için evlilik bilgiye dayalı bir tahminler dizisidir. Öte yandan, hepsi olmasa da bazı kadınlar için ise hayat sezgiden ibarettir.</p>
<p>Durumun erkekler için böylesine korkutucu olmasının nedeni de budur. Kadınlar durgun akan nehirde aheste kürek çekerken, erkekler açık denizde bir başlarına kaldıklarını hissederler.</p>
<p>1- O hayati cümleyi duymak: Hastalıkta ve sağlıkta#8230; Gardiyan gelir, hapishane kapısı kapanır.</p>
<p>2- Her milletten meyvelerin tadına bakma hayalinden vazgeçmek. Şahane bir aşk ve şehvet seline kapılıp bir çiçekten öbürüne konmak</p>
<p>3- &#8220;Ya?&#8221; kuruntusuna kapılmak. Ya başka bir kadına âşık olursam?</p>
<p>4- Boşanmak. Yanlış ata oynamak gibi</p>
<p>5- Anne &#8211; babanın başarısız evliliklerini tekrarlamak. ya da anne &#8211; babanın mutlu evliliğini tekrarlamak, günün birinde karısına &#8220;Meleğim&#8221;, &#8220;Balım&#8221; ya da &#8220;Aşkım&#8221; diye hitap etmek</p>
<p>6- Başkanlık mevkiinden ve Eğlence şirketi müdürlüğünden feragat etmek. Sonra da Uzlaşma denen şirketin yönetim kuruluna hesap vermek zorunda kalarak, her kararın günün birinde insanin neşesini kaçıran bir teftişten geçeceğinin tamamen bilincinde olmak.</p>
<p>7- Evcilleştirilen Kocalar Kardeşlik Derneğinin aktif üyelerinden biri haline gelmek.</p>
<p>8- Ezbere bir hayat. sıkıntı, fazla yüzgöz olma ve sıradanlık</p>
<p>9- Sükûnet, denetim, bos alan, mahremiyet, bütün gece spor kanalı izlemek, ahbaplarla poker, sigaradan alınan bir fırt, leş kokan spor ayakkabılar gibi nimetlerden feragat etmek.</p>
<p>10- Misafir odasında başlayıp kanepede devam eden erotizmden vazgeçerek düzenli ve renklilikten uzak bir seks hayatına adim atmak.</p>
<p>Erkekler, evlilik bağıyla bağlanmaktan korktuklarını, tavırlarıyla sergilerler!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinsaglik.net/erkekler_neden_evlenmek_istemez.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>iyi bir boşanma kötü bir evlilikten iyidir</title>
		<link>http://www.kadinsaglik.net/iyi_bir_bosanma_kotu_bir_evlilikten_iyidir.html</link>
		<comments>http://www.kadinsaglik.net/iyi_bir_bosanma_kotu_bir_evlilikten_iyidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 12:12:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://10.0.0.13/blog/iyi_bir_bosanma_kotu_bir_evlilikten_iyidir.html</guid>
		<description><![CDATA[Ebeveynler boşanma sürecinde nasıl hareket etmeli? Uzman önerileri&#8230; İyi bir boşanma kötü bir evlilikten iyidir&#8230; Nedir bir insanı nikah defterine attığı imzayı boşanma dilekçesine atmaya götüren neden? Tek bir bakış, tek bir söz, tek bir hareket?.. &#8220;Genelde tek bir sebebi olmaz&#8221; diyor psikiyatri uzmanı Dr. Hülya Bingöl, &#8220;Evlilik ilişkisi yavaş yavaş bozulur, kalitesini kaybeder. Küçük, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ebeveynler boşanma sürecinde nasıl hareket etmeli? Uzman önerileri&#8230; İyi bir boşanma kötü bir evlilikten iyidir&#8230; Nedir bir insanı nikah defterine attığı imzayı boşanma dilekçesine atmaya götüren neden? Tek bir bakış, tek bir söz, tek bir hareket?.. &#8220;Genelde tek bir sebebi olmaz&#8221; diyor psikiyatri uzmanı Dr. Hülya Bingöl, &#8220;Evlilik ilişkisi yavaş yavaş bozulur, kalitesini kaybeder. Küçük, aslında önemsiz davranışlar çok önemli hale gelir. Sevgi, yakınlık, güven ve saygı gibi olumlu duygular etkinliğini kaybeder. Evlilik ilişkisinde daha önce yer alan memnuniyet ortadan kalkar. Artık eşler evliliklerini kötü bir bakış açısından görürler.&#8221;</p>
<p>Uygun zaman<br />
Boşanmanın doğru bir tercih olup olmadığı konusunda eşlerden birinin ya da her ikisinin de tereddüt yaşadıklarına sıkça şahit olmuşsunuzdur. Hele bir de ortada kalan bir çocuk varsa&#8230; İlişkide her şey kötü gitse de çocuk için sıklıkla evlilikler sürdürülür. &#8220;Ancak unutmamak gerekir ki aile içinde yaşananlar çocuğa örnek oluşturur. Onun gelişimi için iyi bir boşanmanın kötü bir evlilikten daha uygun olacağına karar verdiğinizde bu tercihi yapmalısınız&#8221; diyor Pedagog Güzide Soyak. O kararı vermek ve boşanmak için en uygun zaman sorusu çok haklı bir soru. Ama yanıt, soru kadar net değil ne yazık ki. &#8220;Boşanma sürecinde uygun zaman seçmek adına herkese uygun bir reçele yoktur&#8221; diyen Hülya Bingöl, &#8220;Bu durum kişilerin sosyal yapılarına, mesleklerine, kişilik yapılarına, aile yapılarına, yetiştirilme tarzlarına göre değişir. Bazen karar verme süreci çok uzun zaman alabilir. Ama genelde bu düşünceler her iki bireyde aynı zamanda başlar ve bu durumun sinyalleri farklı davranışlarla verilmiş olur.&#8221;</p>
<p>Boşanmayı anlatma dili<br />
&#8220;Boşanma sadece çocuk için değil, ebeveynler için de ciddi stres yaratır. Aile olmanın parçası olan evin bundan böyle ayrılacağı kararını çocuğa açıklamadan evi ayırma yoluna gidilmemeli. Ayrı yaşamayı deneyecek bile olsalar, çiftler mutlaka bunun bilgisini çocuğa vermeliler&#8221; diyor Dr. Soyak. Boşanma sürecinde çocuklara en fazla zarar veren ve yaralayan durumun çocuklara olayların anlatılmaması olduğunu vurguluyor, Dr. Bingöl. Boşanma veya ayrılık kararı çocuğa açıkça söylenmez ve bir anda anne veya baba evi terk ederee, çocukların boşanma olayından en fazla kendilerini sorumlu tuttuklarına, &#8220;Ben yaramazlık yaptığım için annem/ babam gitti&#8221; şeklinde serzenişlerde bulunduklarına dikkat çekiyor.<br />
Uzmanlar doğru olanın, boşanma karan verildikten sonra anne ve babanın birlikle bu karan çocuklarına aktarmaları; sakin ve kontrollü bir şekilde, ortak bir dil kullanarak anlatmaları; başaramadıkları takdirde ise bir uzmandan yardım almaları konusunda hemfikir.</p>
<p>Dr. Soyak, &#8220;Anne ve babanın ortak dil ve tutum içerisinde olması, çocuğun onlara duyduğu güvenin devamına yardımcı olacaktır. Boşanma ile birlikle anne ve baba olma görevlerinin değişmediği, bu kararın verilmesinin onlarla ilgisi olmadığını açıklamalıdırlar&#8221; diyor.<br />
Çocuğa boşanma karanın açıklarken, boşanma sürecinin her ayrıntısıyla anlatılması mı, yoksa bir kısmının söylenmesi mi daha doğru olur? Bu soruya Dr, Soyakın önerileriyle yanıt arayabiliriz: &#8220;Ayrılık kararını çocuğun yaş durumuna en uygun cümlelerle açıklamak, anne ve baba olarak sorumluluklarınızın değişmediğini, her zaman onu seveceğinizi hissettirmek, görüşme düzeninizin nasıl olacağına hep birlikte karar vermek, çocukların bu süreçteki taleplerini hassas karşılamak gerekir. Çocuklar bazen evden aynlan ebeveyn için kaygı duyarlar. Nerede yaşadığı, ne hissettiği ile ilgili soruları dikkatle dinleyip, tatmin edici cevaplar vermeye çalışmak gerekir. Ayrıca anne ve babalar kendi aralanndaki sorunları çocuklarının önünde konuşmamaya özen göstemıelidirler.&#8221; Bu bilgilerden yola çıkarsak, çocuğa karşı kullanılabilecek en doğru cümlelerin, &#8220;Biz boşanıyoruz ve evlerimizi ayınyonız ama senin annen ve baban olmaya, seni sevmeye devam edeceğiz&#8221; benzeri olması gerektiğini söyleyebiliriz. Ve gerçekten de boşanmadan sonra annenin anneliğe, babanın da babalığa devam etmesi, birinin evi terk etmesinden dolayı çocuk tararından özlenilen kişi olmaması önemli. Zira Dr. Soyak, &#8220;Çocuklar boşanma sırasında terk eden ya da kendisini ihmal eden ebeveyni yüzünden mutsuz, içe kapanık ve reddetme duygusuyla yaşayabiliyorlar. Çocukların ebeveynleriyle ilişkilerini kesmeleri önerilmez. Anne ve babalar birbirinin yerini tutamaz. Babası tarafından terk edilen bir erkek çocuk, kendisini şekillendirmeye yardımcı olacak modelini de kaybediyor. Bir erkek veya gelecekte baba olmakla ilgili bilgileri yeterince edinemiyor. Sonucunda da davranışlarını kontrol etmek, sorumluluklarını yerine getirmek konusunda isteksiz davranabiliyor. Karşı cinsle ilişki kurmak, sürdürmek ve sorunları çözmekte zorlanabiliyor. Zorlandığı durumlarda mücadele etmekten kaçınabiliyor. Kız çocuklarının ise diğer cinsle ilişki kurmakta zorluk yaşadıkları gözlemleniyor&#8221; diyor.<br />
Verilen söz tutulmalı<br />
Boşanma sürerinde çocukların ebeveynler arasında aracı olarak kullanılmaması önemli. Çocuklara verilen sözlerin tutulması da&#8230; &#8220;Eğer baba çocuğuna cumartesi 12.00 için görüşme sözü verdiyse, çocuk o saatte babasını görmelidir&#8221; diyen Dr. Bingölden son ve çok önemi! bir not &#8220;Anne ve babalar ayrılsalar da anne baba kalacaklardır. Bu nedenle birbirleriyle düzgün ilişki içinde olmaları, konuşmaları çok önemlidir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinsaglik.net/iyi_bir_bosanma_kotu_bir_evlilikten_iyidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>mutsuz evliliğin nedenleri</title>
		<link>http://www.kadinsaglik.net/mutsuz_evliligin_nedenleri.html</link>
		<comments>http://www.kadinsaglik.net/mutsuz_evliligin_nedenleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 12:09:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://10.0.0.13/blog/mutsuz_evliligin_nedenleri.html</guid>
		<description><![CDATA[Denver ve Teksas üniversitelerinde görevli psikologların 8 yıl boyunca 220 çift üzerinde yaptığı, İngiliz Daily Mail gazetesinde yayımlanan araştırma.. her 10 çiftten 9unun, ilk çocuk dünyaya geldiğinde &#8220;evliliklerinden duydukları memnuniyette&#8221; bir düşüş yaşadığını ortaya koydu.
Araştırmada, çocuk sahibi olmayan çiftlerin evliliklerinde de zaman içinde mutsuzluk yaşandığına dikkat çekilirken, bir bebek sahibi olmanın, özellikle çocuğun doğumundan hemen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Denver ve Teksas üniversitelerinde görevli psikologların 8 yıl boyunca 220 çift üzerinde yaptığı, İngiliz Daily Mail gazetesinde yayımlanan araştırma.. her 10 çiftten 9unun, ilk çocuk dünyaya geldiğinde &#8220;evliliklerinden duydukları memnuniyette&#8221; bir düşüş yaşadığını ortaya koydu.</p>
<p>Araştırmada, çocuk sahibi olmayan çiftlerin evliliklerinde de zaman içinde mutsuzluk yaşandığına dikkat çekilirken, bir bebek sahibi olmanın, özellikle çocuğun doğumundan hemen sonra yeni düzene uyum sağlama dönemlerinde, evlilikteki bu bozulmayı çabuklaştırdığı belirtildi.</p>
<p>Sonuçları Personality and Social Psychology dergisinde yayımlanan araştırmada, evlenmeden önce birlikte yaşayanların bu sorunu daha kötü yaşadıkları gözlendi.</p>
<p>Araştırmada ayrıca düşük gelir seviyesine sahip kişilerin, evliliklerinden memnun olmamaya daha eğilimli oldukları, öte yandan bazı zengin çiftlerin ilk çocukları doğduktan sonra ilişkilerinin daha da güçlendiğini gördükleri kaydedildi.</p>
<p>Uzun süredir evli olan çiftlerde, daha kısa süredir evli olanlara göre bir bebek sahibi olduktan sonra yaşanan sorunlarının daha az olduğu görülürken, araştırmacılar, bulguların, çocuksuz kalmanın nedeni olarak görülmemesi konusunda ısrarcı olduklarını açıkladılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinsaglik.net/mutsuz_evliligin_nedenleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayrılalım ama dost kalalım</title>
		<link>http://www.kadinsaglik.net/ayrilalim_ama_dost_kalalim.html</link>
		<comments>http://www.kadinsaglik.net/ayrilalim_ama_dost_kalalim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 12:08:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://10.0.0.13/blog/ayrilalim_ama_dost_kalalim.html</guid>
		<description><![CDATA[Biten bir aşkın ardından o sevilen kişiyle arkadaş kalmak kolay değil. Terk eden tarafın isteği olan dost kalmak talebi, sizi çok yaralayabilir&#8230; Her şey bitti ama belki arkadaş kalabiliriz&#8230; Bu, yıllardır ayrılan çiftlerin son konuşmalarında geçen bir cümledir. Fakat, bunu başarabilen kişilerin sayısı çok azdır. Birkaç dakika içinde eski sevgiliniz hayatınızdan çıkıp giderken mutlaka &#8220;Arkadaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biten bir aşkın ardından o sevilen kişiyle arkadaş kalmak kolay değil. Terk eden tarafın isteği olan dost kalmak talebi, sizi çok yaralayabilir&#8230; Her şey bitti ama belki arkadaş kalabiliriz&#8230; Bu, yıllardır ayrılan çiftlerin son konuşmalarında geçen bir cümledir. Fakat, bunu başarabilen kişilerin sayısı çok azdır. Birkaç dakika içinde eski sevgiliniz hayatınızdan çıkıp giderken mutlaka &#8220;Arkadaş olabilir miyiz?&#8221; sorusunu sormuş, siz de yüksek ihtimalle bu soruya &#8220;Neden olmasın?&#8221; demişsinizdir. Fakat bu diyaloğun sonucunda gerçekten arkadaş kalabilen eski sevgililerin sayısının ne kadar az olduğunu ve arkadaş olma önerisini sunan kişinin ilişkiyi bitiren ve bu vicdan azabından kurtulmak için yollar arayan taraf olduğunu hatırlatmakta fayda var!</p>
<p><b>Gidenlerin sorusu</b><br />
Sevgilisini terk edenlerin en az yüzde 60ı ona arkadaş kalabilir miyiz? sorusunu yöneltmiş ve evet yanıtını almıştır. Ona evet denmesinin nedeni aslında o insanın hayatında olup biteni öğrenme arzusudur. Liseden tanıdığımız ve birlikte aynı derslere girdiğimiz, bebekliğini bildiğimiz veya birlikte iş hayatının zorluklarıyla mücadele ettiğimiz kişilerle gerçek bir arkadaşlık kurabiliriz, kalbimizi kıranlarla değil. &#8220;Arkadaş kalalım&#8221; gidene ait bir sözdür. Kalansa bu söze cevap vermek durumunda kalır.</p>
<p><b>Çatlaklar oluşur</b><br />
İki eski sevgilinin arkadaş olabilme ihtimali neredeyse imkansızdır. Çünkü içinde aşk barındırdığınız bir ilişkinin bitme nedenleri bundan sonra dostça kuracağınız ilişkinin temelinde bazı çatlaklar yaratacak ve siz daha bir arkadaşlığın başında birtakım sorunlarla uğraşmak durumunda kalacaksınız demektir. Bu konuya farklı bir pencereden bakmak gerekirse, eski bir ilişkinin anılarından kurtulup yepyeni bir ilişkiye sağlıklı bir şekilde başlamanın en iyi yolu, o kişiyi geçmişte bırakmaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinsaglik.net/ayrilalim_ama_dost_kalalim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>siz nasıl bir koca arıyorsunuz</title>
		<link>http://www.kadinsaglik.net/siz_nasil_bir_koca_ariyorsunuz.html</link>
		<comments>http://www.kadinsaglik.net/siz_nasil_bir_koca_ariyorsunuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 12:04:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://10.0.0.13/blog/siz_nasil_bir_koca_ariyorsunuz.html</guid>
		<description><![CDATA[Kadın ekranda. Kadın bir evlilik programında. Kadın kırk dokuz- elli yaşında. Kadın ev hanımı ve bundan böyle de çalışmamaktan yana.. Kadın şurasından- burasından hasta. Kadında ne bir karne- ne sosyal güvence- ne vesika- ne diploma. Üstelik ilk evliliğinden olma iki ufak çocuğu var ve aradığı en az bir ev, bir araba, kenarda fazladan para&#8230; Aradığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın ekranda. Kadın bir evlilik programında. Kadın kırk dokuz- elli yaşında. Kadın ev hanımı ve bundan böyle de çalışmamaktan yana.. Kadın şurasından- burasından hasta. Kadında ne bir karne- ne sosyal güvence- ne vesika- ne diploma. Üstelik ilk evliliğinden olma iki ufak çocuğu var ve aradığı en az bir ev, bir araba, kenarda fazladan para&#8230; Aradığı kendisi için harika bir eş, çocuklarına da kendi deyimiyle sahici bir baba.. Artık ne kadar sahici olacaksa&#8230;</p>
<p>Bir kere kadının yaşına ya da eş arayışına takılmadım. Zira herkesin her yaşta mutluluğundan yanayım. Kadının çocuklarına da takılmadım. Zira bu güzel varlıkların hayatın yeniden inşası için birer ceza olduğunu sanmam ve çocuklarına rağmen yeni hayatlar kurmuş bir dolu insan tanırım. Yeter ki gerçek ebeveyn ayarında sevgi dayatılamayacağı bilinsin ve ancak biraz saygı ve iyi niyetle yetinilsin. Bundan başka kadının hastalığına- çalışmamasına- saçına başına- diplomasızlığına da takılmadım. Hastalık çoğu kez nasıl kaderse, okumamanın adı da çoğu kez oku-y-a-ma-mak ya olabilir. Farkındayım.</p>
<p>Vurgulamaya çalıştığım başka bir şey.. Mesela, aynı kadının daha uygun bir eş adayı üzerinde durmaması gibi.. Mesela, sahip olmadığı ne varsa karşı taraftan alma gayreti.. Mesela, bir gönül işi olan evliliğe, elde hesap makineli ticari bakışı gibi&#8230; Mesela, verebileceklerini hiç hesaba katmadan almak istediklerini alt alta sıralayışı gibi.. Mesela, izleyiciler arasında oturan yaşlı bir kadının gayri ihtiyari aklından geçen &#8220;akıllım bunlara sahip olan adam zaten gider dilediği kadını alır, seni ne yapsın?&#8221; iç sesli uzaktan bakışı gibi&#8230;</p>
<p>Düşünüyorum da nasıl kadınlar olduk böyle? Ne zamandan beri kendi kalitemizi artırmak adına yan gelip yatarken, kaliteli adamlar sorar olduk böyle.. Ne zamandır kendi boyumuza bakmadan en uzun, kendi huyumuza bakmadan en iyi, kendi kazancımıza bakmadan en zengin, kendi diplomamıza bakmadan en eğitimli eşler arar olduk? Ne zamandır, bütün bunların ilerdeki en ufak tartışmada kafamıza atılacak birer kül tablası olduğunu hesaba katmadan savaşa silahsız girer olduk? Ve ne zamandır bizi ilerletecek birini beklerken yerinde sayar olduk böyle?&#8230;</p>
<p>Söyleyeyim. Her şey biraz doğduğumuz yerde başladı. Bizim doğduğumuz yerlerde kız çocukları hep iyi bir evlilik yaptırılmak üzere büyütüldü. Bizim doğduğumuz yerlerde iyi ailelerle- iyi akrabalıklar tesis edebilecek kız evlatlar birer sosyal statü vesilesi görüldü. Bizim doğduğumuz yerlerde babalar kızlarının doktor- mühendis- işletmeci oluşuyla değil, yerine damatlarının yazlıkları- arabaları- banka hesaplarıyla övündü. Bizim doğduğumuz yerlerde en iyi kocayı hangi kadın kaptıysa, en büyük saygıya o layık görüldü.</p>
<p>Durum böyle olunca biz, kendimize bazı özellikler katmak yerine, hep bazı özellikler sorar olduk. Durum böyle olunca biz, hiç bir şey yapmadan oturup elde çekirdek- ağızda ciklet- zulada sıfır marifet uzun mu uzun &#8220;liste&#8221;ler sıralar olduk. Durum böyle olunca biz, aynı özelliklerin bizde olup olmadığına bakmaksızın ev- araba- yazlık- iyi huy- iyi eğitim- lisan- boy- pos- endam daha ne varsa onu arar olduk&#8230;</p>
<p>Aslında erkeğin üstünlüğü bizi olsa olsa gururlandırırdı. Şairin dediği gibi içimiz gıcıklanırdı,  gözümüzde ne kadar büyükse o kadar daha aşık olurduk. Aslında işimize de gelirdi, kışın sıcağında ısınır- yazın gölgesinde ferahlar- hayatı kolay kılar- şimdikinden az yorulurduk. Ama dönüp bir de kendimize baksaydık, karşımızdakinin yerine kendimizi koysaydık, bütün bu özelliklerden en bir kaçının da bizden istenebileceğini çözer ve en az aldığımızın yarısını verebileceğimiz eşler bulurduk.</p>
<p>Yani biraz da omuz vermeyi öğrenir, yaslanmaktan kurtulurduk.</p>
<p>Yaslanmayan ama omuz omuza duran kız çocukları yetiştirebilmemiz dileklerimle&#8230;</p>
<p>Hatice Olgun</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinsaglik.net/siz_nasil_bir_koca_ariyorsunuz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bahar düğünleri için 25 öneri</title>
		<link>http://www.kadinsaglik.net/bahar_dugunleri_icin_25_oneri.html</link>
		<comments>http://www.kadinsaglik.net/bahar_dugunleri_icin_25_oneri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 12:02:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://10.0.0.13/blog/bahar_dugunleri_icin_25_oneri.html</guid>
		<description><![CDATA[Kır düğünü yapmasanız bile doğayla içiçe, çiçeklerin açtığı, kelebeklerin uçuştuğu görkemli bir düğün organize edebilirsiniz. İşte size doğayla kombinleyebileceğiniz pratik ve orijinal 25 tavsiye.. Düğün mekanınızın, doğanın tüm güzellikleriyle kesiştiği bir yerde olması iyi bir şans. Fakat çiçekler hatta mücevherler kullanarak doğanın tüm görkemini daha da ön plana çıkartabilirsiniz.
Havalar soğuk ve yağmurlar yağıyorken, kapalı mekanlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kır düğünü yapmasanız bile doğayla içiçe, çiçeklerin açtığı, kelebeklerin uçuştuğu görkemli bir düğün organize edebilirsiniz. İşte size doğayla kombinleyebileceğiniz pratik ve orijinal 25 tavsiye.. Düğün mekanınızın, doğanın tüm güzellikleriyle kesiştiği bir yerde olması iyi bir şans. Fakat çiçekler hatta mücevherler kullanarak doğanın tüm görkemini daha da ön plana çıkartabilirsiniz.</p>
<p>Havalar soğuk ve yağmurlar yağıyorken, kapalı mekanlar tek seçimimiz. Bu yüzden, misafirlerinize doğanın tüm ihtişamını yaşatmak istiyorsanız, onlara çiçekler sunabilirsiniz.<br />
Çiçek korseli gelinlikler giyinmekten, saçlarınızı çiçeklerle süslemekten ya da pastanızın üstünden çiçekler sarkmasından çekinmeyin. Çiçekler, büyük güne ayrı bir zerafet ve ferahlık verecektir. Üstelik çok büyük bir bütçe ayırmanıza da gerek yok. Saten ya da ipek, yapay çiçekler gerçek gibi duracak, hem de hiç solmayacakları için misafirlerinize çok güzel bir anı olarak kalacaklar.</p>
<p>Bunun yanı sıra yapay çiçeklerinizi yusufçuk çiçeği ile süsleyerek, masalarınızda daha şık bir atmosfer elde edebilirsiniz. Çiçek temasını uygulamak için limitlerle sınırlı değilsiniz: Klasik, modern ve geleneksel bir gelin olabilirsiniz&#8230; Davetiyelerden düğün mekanına kadar çiçeklerin ferahlığını ve zarafetini ödünç alın.</p>
<p>Hem düğün gününüzde çiçekler arasında &#8220;evet&#8221; derseniz, eşinizle bütün hayatınız &#8220;çiçek&#8221; gibi geçecektir.</p>
<p>1- Düğün töreninizi açık havada yapmayı düşünebilirsiniz. Tabii ki, hava çok önemli ama yağmurda yağsa hemen bir tente açılabilir ve onun altında töreninize devam edebilirsiniz. Önemli olan bunun için öncesinden hazırlıklı olmak.</p>
<p>2- Misafirleriniz karton ve yağlı kağıttan yapılan yapay çiçeklere bayılacaklar. Hem çok eğlenceli hem de farklı.</p>
<p>3- Masa dekoru olarak gümüş kelebekler kullanabilirsiniz. Bu kelebekler her tarafta uçuşuyormuş gibi görünecek. Bu kelebekleri ince ve gümüş tellede elde edebilir ya da çiçekçinize yaptırabilirsiniz. Masanın ortasına tek ya da çoklu bir şekilde konumlandırarak kelebek etkisi yaratabilirsiniz.</p>
<p>4- Çiçeklerle süslenmiş bir kamelya muhteşem görünebilir. Üstelik fotoğraf çekilirken arka plan olarak da kullanabilir; yemek aşamasında ise sizin ve damadın arkasına getirilebilir. Gerçek romantizm için kalp şekillileri tercih edin.</p>
<p>5- Kuru güller ve yaprakları kullanarak kalp şeklindeki ile bir çelengi düğününüzün yapılacağı salon kapısına asarak misafirlerinizi yönlendirebilirsiniz. Üstelik sizin yapacak olmanız da olaya ekonomik bir boyut ve eğlence katacak.</p>
<p>6- Gül goncalarıyla büyük harflerle yazılmış &#8220;EVLENDİK&#8221; yazısını pencerenizden asarak komşularınızla mutluğunuzu paylaşın.</p>
<p>7- Ev yapımı davetiyeler bir harika! Misafirleriniz ortadaki mıknatısı süs olarak kullanabilir ve kartın içinden çıkan tohumları ekebilirler.</p>
<p>8- Çiçekten yapılmış, tek bir gül, isim kartlarını yerleştirmek için iyi bir seçenek olabilir. Ayrıca yine yapay bir zambağa iliştirdiğiniz isim kartları misafirlerinize güzel bir hatıra olabilir.</p>
<p>9- Bahçenizde çok beğendiğiniz bir çiçek varsa, aynı çiçekten düğün mekanınızda kullanıp kullanamayacağınızı çiçekçinize sorun.</p>
<p>10- Üzerine kaligrafik harflerle yazılmış pespembe bir kartı iliştirdiğiniz beyaz bir orkide de mekana egzotik bir hava katacaktır.<br />
11- Sonbahar temalı bir düğün için, büyük ve kurumuş yaprakları toplayabilir ve onları altın rengi spreyle renklendirerek masaların üzerine yayarak kullanabilirsiniz.</p>
<p>12- Nedimeleriniz ya da şahitleriniz sizi gerçekten çok seviyorlardır. Fakat onlara, düğün gününüzle ilgili kişiselleştirilmiş küçük bir hediye verirseniz sizi daha da sevebilirler.</p>
<p>13- Gül goncalarıyla süslü bir pasta dekorasyonunuzla uyum içerisinde olabilir. Bu tür tasarımı butik pastacılardan isteyebilirsiniz.</p>
<p>14- Masa kartlarını kendiniz yapmaya ne dersiniz? Pembe tomurcuklar gerçekten çok güzel bir fikir. Geri dönüşümlü kağıtlara siz de benzer desenlerden yapabilir, masalarda kullanabilirsiniz.</p>
<p>15- Doğal bir gelin çiçeği için yeşil yaprakların bolca kullanıldığı bir buket ya da tek bir çiçek hazırlatabilirsiniz.</p>
<p>16- Kocaman bir zambakla süslü davetiye hem sade hem de çok şık görünüyor.</p>
<p>17- Küçük sepet içinde konumlanmış çiçekler hem güzel bir dekoratif öğe hem de farklı bir isimlik olabilir.</p>
<p>18- Deniz kenarındaymış gibi bir ortam yaratmak istiyorsanız, istiridye kabukları toplayabilir ve bunları masanın süslemesinde kullanabilirsiniz.</p>
<p>19- Güzel bir fotoğrafla süslendirilmiş masa kartı, misafirlerinizi karşılamak için ideal. Üzerindeki çiçekler gerçekmiş gibi enfes duruyor.</p>
<p>20- Masaların üzerine rengarenk metalik ambalajı bonbon şekerleri serpiştirerek, konuklarınıza renkli ve tatlı bir şıklık sunabilirsiniz.</p>
<p>21- Boynunuzu saracak inci gerdanlığınızın ortasını beyaz bir çiçekle tutturarak çiçek temasını tamamlayabilirsiniz.</p>
<p>22- Davetiye veya masa kartlarınızda çuval kumaşı ya da hasır kullanarak doğa temasını basit ama şık bir şekilde vurgulayabilirsiniz.</p>
<p>23- Misafirlerinize ilk bakışta çiçek gibi görünen küçük masum mumlar armağan edebilirsiniz.</p>
<p>24- Düğün mekanını süslemek için çiçekler vazgeçilmez birer aksesuardır. Doğal bir tema içinse, çiçekleri büyük saksılarda ya da cam vazolarda kullanmak iyi bir seçim olacaktır. Egzotik yeşiller ya da şekilli budanmış çiçekler mekana ayrı bir hava katacaktır.</p>
<p>25- Kullandığınız tüm kartların, davetiyelerin, yapay çiçeklerin geri dönüşümlü olmasına dikkat edin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinsaglik.net/bahar_dugunleri_icin_25_oneri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yeni evlilerin yaptığı 6 hata</title>
		<link>http://www.kadinsaglik.net/yeni_evlilerin_yaptigi_6_hata.html</link>
		<comments>http://www.kadinsaglik.net/yeni_evlilerin_yaptigi_6_hata.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 11:58:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://10.0.0.13/blog/yeni_evlilerin_yaptigi_6_hata.html</guid>
		<description><![CDATA[Evliliğin ilk zamanları ve balayı geçtikten sonra sorunlar çıkmaya başlıyor. İşte para, arkadaşlar, programlar konusunda çiftlerin düşmemeleri gereken hatalar&#8230; 1 &#8211; Para Para Para&#8230;
Yeni evli çiftler için önemli bir konu. Üzerinde anlaşılamadığında boşanmalara neden olur. Eğer birkaç yıl içinde ev almak istiyorsanız para daha çok önem kazanır. Parayı değerlendirme ve birikim konusundaki düşüncelerinizi konuşun. Geleceğinizle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evliliğin ilk zamanları ve balayı geçtikten sonra sorunlar çıkmaya başlıyor. İşte para, arkadaşlar, programlar konusunda çiftlerin düşmemeleri gereken hatalar&#8230; 1 &#8211; Para Para Para&#8230;</p>
<p>Yeni evli çiftler için önemli bir konu. Üzerinde anlaşılamadığında boşanmalara neden olur. Eğer birkaç yıl içinde ev almak istiyorsanız para daha çok önem kazanır. Parayı değerlendirme ve birikim konusundaki düşüncelerinizi konuşun. Geleceğinizle ilgili para planlaması yapın.</p>
<p>2 &#8211; Arkadaşlardan uzaklaşmak</p>
<p>Evlendikten sonra çoğu çift arkadaşlarını ikinci plana atar. Başarılı evliliklerde arkadaşlarınızı, çevrenizi hayatınızda tutmalısınız. İyilik dolu kalbinizi evlilik adanızda gizlemeyin. Arkadaşlardan uzaklaşma yeni evliyken gelmemelerini istememe evlilikle ilgili onları zorlama, eşinizin her zaman yanınızda olmasını isteme gibi şekillerde baş gösterir. Arkadaşlarınızın sizden uzaklaşmaması için hep beraber vakit geçirebileceğiniz keyifli ortamlar oluşturun.</p>
<p>3 &#8211; Kilo almak</p>
<p>Yeni evliler balayından sonra azar azar kilo almaya başlar. Evlendiğiniz gibi kalmak için neye dikkat etmelisiniz? Birbirinizin kilo hedeflerine saygı duyarak beslenme ve egzersiz planı yapmanız, kilo almadığınız zaman kendinizi ödüllendirmeniz ya da birbirinizi motive ederek cesaretlendirmeniz yeterli olabilir.</p>
<p>4 &#8211; Ebeveynlerin karışması</p>
<p>Çiftlerin yüzde 50si anne, baba veya kardeşleriyle ilgili evlilik problemleri yaşıyor. Bu durumda ne yapmalısınız? Öncelikle yeni kurduğunuz birliktelikle ilgili sınırlarınızı iyi çizin. Eşinizin ailesinin hatalarından ötürü onu suçlamayın. Ailenizle ilgili başkasından duymak istemeyeceklerinizi başkasına söylemeyin. Evliliğinizle ilgili sırlarınızı ailenizle paylaşmayın.</p>
<p>5 &#8211; Adilce tartışın</p>
<p>Evlendikten sonra her şeyi yapabileceğinizi ve söyleyebileceğinizi düşünmeyin. Anlaşamadığınız konular her zaman olacaktır. Nasıl adilce tartışırsınız? Hangi konu hakkında tartışacağınızı belirleyin, konuyu dağıtmayın. Gerçekten sinirlenmeye başladığınızda kalkıp yürüyün, birkaç dakika sakinleştikten sonra devam edin. Daha sonra pişmanlık duyacağınız şeyler düşünmeyin. Yapıcı hareket edin.</p>
<p>6 &#8211; Bebek sahibi olma takıntıları</p>
<p>Yeni evliler bebek sahibi olma konusunda çok düşündükleri için yaşamlarından zevk almayabilirler. Çoğu çift evlendikten 3 yıl sonra bebek sahibi olmak ister. Evliliğin ilk zamanları bebek için erken olabilir. Bu durumda ilişkinize odaklanmalısınız. Aynı evde olmanın keyfini çıkarın, bebek için uygun zamanı belirleyin.</p>
<p>Evlenmeden önce bunları mutlaka yapın!</p>
<p>Peri masalının sonu: Boşanmak</p>
<p>Mutlu evliliğin formülü bulundu</p>
<p>Kocanızı nasıl eğitirsiniz?</p>
<p>Evliliğinizde sorun varsa&#8230;</p>
<p>Evliliğinizi canlandıracak 7 sır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinsaglik.net/yeni_evlilerin_yaptigi_6_hata.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>mutlu evliliğin formülü bulundu</title>
		<link>http://www.kadinsaglik.net/mutlu_evliligin_formulu_bulundu.html</link>
		<comments>http://www.kadinsaglik.net/mutlu_evliligin_formulu_bulundu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 11:57:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://10.0.0.13/blog/mutlu_evliligin_formulu_bulundu.html</guid>
		<description><![CDATA[Evli çiftlerin vücut dillerini ve ses tonlarını inceleyen bilim adamları 94 oranında hangi evliliğin sürüp hangisinin sürmeyeceğini belirlediklerini iddia ettiler. Uzmanlar 10 yıldan fazla bir süre yaklaşık 100 genç çifti izlemeye aldı ve evliliğin ne zaman boşanmaya doğru gittiğini anlamaya çalıştı. Araştırmacılar, yeni evlenen bir çiftin genelde seks, para ya da çocuklar yüzünden çıkan tartışmalarının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="/images/mahmure.gif" alt="" />Evli çiftlerin vücut dillerini ve ses tonlarını inceleyen bilim adamları 94 oranında hangi evliliğin sürüp hangisinin sürmeyeceğini belirlediklerini iddia ettiler. Uzmanlar 10 yıldan fazla bir süre yaklaşık 100 genç çifti izlemeye aldı ve evliliğin ne zaman boşanmaya doğru gittiğini anlamaya çalıştı. Araştırmacılar, yeni evlenen bir çiftin genelde seks, para ya da çocuklar yüzünden çıkan tartışmalarının ilk 15 dakikasını incelediler. Bu sırada vücut dilleri, kullandıkları sözler ve nabız atışları da dikkate alındı. Tüm bunlar formüle edilerek evliliklerinin ne kadar süreceği ihtimali hesaplanmaya çalışıldı.</p>
<p>Hızlı göz hareketleri, alay ve eleştiri, olumsuz puanlar olarak haneye yazılırken, şaka, gülümseme ve olumlu jest ve mimikler olumlu puanlar olarak işlendi.</p>
<p>Beşte bir formülü</p>
<p>Amerikan Bilimde İlerleme Derneği<br />
in yıllık toplantısında açıklanan modele #8216;&#8221;Evlilik Sohbetleri Dow Jones Endüstri Ortalaması&#8221; adı verildi. Araştırmaya Washington Üniversitesi psikoloji profesörlerinden John Gottman liderlik etti. 40 yıldır evli olan Prof. Gottman, evliliğin temel hesaplamasının pozitif davranışların, negatif davranışlara oranı olduğunu söyledi. Beş pozitif davranışa karşılık negatif jestlerin oranı 1de kalıyorsa, o evliliğin sürmesine neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Prof. Gottman, &#8220;Evliliğin efendileri önemli bir şey konuşurken tartışıyor olabilirler, ancak gülüyor, birbirlerine takılıyorlarsa burada duygusal bağın işaretlerini görüyorsunuz&#8221; dedi. Prof. Gottman, duygusal bağı koruyamayanların ise boşandığını söyledi. Bu model sayesinde çiftlerin önceden evliliklerindeki olumsuzlukları belirleyip ilişkilerini güçlendirmek için harekete geçebilecekleri belirtildi.</p>
<p>Kendinizi test edin: İlişkiniz ne yönde?</p>
<p>Aşağıdaki soruları birden beşe kadar derecelendirerek, kendi evliliğinizin nasıl gittiğini test edebilirsiniz 1- Kesinlikle katılmıyorum, 2-Katılmıyorum 3-Nötr, 4-Katılıyorum, 5-Kesinlikle katılıyorum.</p>
<p>1- İlgiye ihtiyacım varken ihmal ediliyorum.</p>
<p>2- Eşim genelde benim duygularımı algılayamıyor.</p>
<p>3- Sık sık eşimle anlamlı bir diyalog kurmakta zorlanıyorum.</p>
<p>4- Eşimden beklediğim ilgiyi görmeyince çıldırıyorum.</p>
<p>5- Genelde eşimle kendimi gergin bir ortamda buluyorum.</p>
<p>6- Eşim benimle aynı görüşte olmadığında sinirleniyorum.</p>
<p>7- Eşime kendimi dinletme konusunda sorunlarım var.</p>
<p>8- Eşimin bana açılmasını sağlamakta zorlanıyorum.</p>
<p>9- Eşimi konuşturmak konusunda sorunlarım var.</p>
<p>PUANLAMA</p>
<p>8in altında: İlişkinizde doğrudan bir dil kullanıyorsunuz ve eşinizden ne beklediğinizi ifade edebiliyorsunuz.</p>
<p>8 ve üstü: Çok ketumsunuz. Eşinizin ne istediğinizi anlayabilmesi için bir düşünce okura ihtiyacı var.</p>
<p>4-6 arası: Sekizin altı: Eşiniz sizi dinleyip ne istediğinizi anlayabiliyor.</p>
<p>7-9 arası: Sekizin altı: Birlikteliğinize çok güveniyorsunuz.</p>
<p>9 ve üstü: Eşinizin güvenini sağlamak için daha fazlasını yapmalısınız.</p>
<p>İlgili yazılar:</p>
<p>Evlenmeden önce bunları mutlaka yapın</p>
<p>Evlilik mi, bekarlık mı?</p>
<p>Evlenmek için 10 kötü neden</p>
<p>Erkekler neden evlenmek istemez?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinsaglik.net/mutlu_evliligin_formulu_bulundu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>evliliğinizde sorun varsa</title>
		<link>http://www.kadinsaglik.net/evliliginizde_sorun_varsa.html</link>
		<comments>http://www.kadinsaglik.net/evliliginizde_sorun_varsa.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 11:54:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://10.0.0.13/blog/evliliginizde_sorun_varsa.html</guid>
		<description><![CDATA[Her evlilikte bazı sorunlar yaşanır, önemli olan bu sorunları büyütmemek. Mutlu bir evliliğin 13 sırrı&#8230; 1- Daima neşeli, bakımlı, pozitif görünün. Güzel kokun, temiz olun ve en baştan çıkarıcı kıyafetleri kocanız için giyin.
2- Münakaşalarınızda yapıcı, arabulucu, şahsiyetli fakat ısrarcı olmayın. Sakın aşağılamayın, erkeklik veya kazanç ile ilgili bir şey söylemeyin.
3- Seksi asla bir ceza olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her evlilikte bazı sorunlar yaşanır, önemli olan bu sorunları büyütmemek. Mutlu bir evliliğin 13 sırrı&#8230; 1- Daima neşeli, bakımlı, pozitif görünün. Güzel kokun, temiz olun ve en baştan çıkarıcı kıyafetleri kocanız için giyin.</p>
<p>2- Münakaşalarınızda yapıcı, arabulucu, şahsiyetli fakat ısrarcı olmayın. Sakın aşağılamayın, erkeklik veya kazanç ile ilgili bir şey söylemeyin.</p>
<p>3- Seksi asla bir ceza olarak uygulamayın. Yatak ayırmak yapılacak en büyük hatadır.</p>
<p>4- Birbirinizle daima flört edin. Elinize geçen her anı dokunarak, öperek, el ele tutuşarak veya uzaktan dahi olsa göz göze bakışarak değerlendirin.</p>
<p>5- Münakaşalarda, 1-2 dakika sonra başka odaya geçin ve daha ileri gitmesini önleyin. Kızgınlık veya küfürlerinizi kendinize saklayın. Karşı taraf bunları duymasın. İleride yalnız bu lafları hatırlar.</p>
<p>6- Tenkitlerinizde önce iyi tarafları ön plana çıkarın. Sonra değişmesini istediğiniz konuları zarifçe belirtin.</p>
<p>7- Açken; yorgunken; kızgınken; regli iken ve arabada, yemek sofrasında, başkalarının yanında münakaşa yaratabilecek konulara girmeyin.</p>
<p>8- Alttan alırken kendinizi ezilen, taviz veren, kendisine haksızlık yapılan taraf diye görmeyin. Siz aslında &#8220;huzurunuzu satın alıyorsunuz&#8221;. Birkaç gün sonra her şey yolunda iken kırgınlığınızı yumuşak ifadelerle dile getirin ve bir daha olmamasını dileyin, isteyin.</p>
<p>9- Romantik atmosfer yaratın; çocuklar olmadan baş başa kalma yolları arayın.</p>
<p>10- İletişim evlilikte esastır. Aranızda halledemeyeceğiniz hiçbir şey olmamalı, ruhsal olarak aranızdan bir parşömen kağıdını bile geçirtmeyecek kadar kenetlenmelisiniz.</p>
<p>11- Tabii sevgi esastır. Birbirini sevmeyen kişiler belki çocukları için dayanırlar. Ancak giden gençlikleri, huzurları ve sıhhatleridir. Panik ataklar; korkular; psikosomatik rahatsızlıklar hep böyle evliliklerin bize seneler içinde getirdikleridir.</p>
<p>12- İyi bir evlilik ortada ne kadar birleştiğimizdir. DNA ve yetiştirilme farklılıkları değişmez. Ama hangi konularda ne kadar eğilebiliyor, birbirimize ne kadar deyebiliyorsak, o kadar başarılı bir evliliğimiz var demektir.</p>
<p>13- Birlikte hareket ederek; çocuğunuza karşı tek ses olun ve tek terbiye verin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinsaglik.net/evliliginizde_sorun_varsa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
